Durmuş Görmez

Archive for the ‘Sinema’ Category

Ensetirasi.com ( TAŞINDIK )

In Çeviriler, Çocuk, Bilgisayar, Din, Diğer, Eğitim, Haber, Kitap, Mizah-Eğlence, Otomobil, Oyun, Sağlık, Sinema, Siyaset, Spor, Teknoloji-Bilgisayar, Yaşam on Ocak 20, 2010 at 10:59 am

Ensetirasi.wordpress.com blogu ile başladığımız ve arkadaşlarımızla beraber sürdürdüğümüz blog maceramızı yeni bir boyuta taşıyoruz.  Hani dükkanlarının yerini değiştiren ticarethanelerde de olur ya taşındık diye bir levha ve yeni bir adres, işte bu yazıda bizim levhamız:

TAŞINDIK

Yeni Adresimiz:

ensetirasi.com

Evet saygıdeğer blog takipçilerimizi yeni adresimize bekliyoruz. Yazarlarımızın bir çoğununda yeni haberi olacak bu yazıyla, onlar için de süpriz oldu. İçeriğimizi de artırmaya çalışacağız inşallah.

Hayırlı Olsun

Allah Utandırmasın İnşallah

İki Film

In Sinema on Şubat 24, 2009 at 10:30 pm

Size şimdi 2 filmden kendimce bahsetmek istiyorum ; Traitor ve Children of Men.

TRAITOR:Önce filmin Konusundan biraz bahsedeyim; FBI ajanı Roy Clayton yeni bir araştırma davasına bakarken tehlikeli bir komplo teorisi ile karşılaşır. Bunun ardından araştırmalarını kuvvetlendiren Clayton, olayın arkasında eski Amerikan Özel Operasyon biriminin başı olan Samir Horn’un olduğundan şüphelenir.(beyazperde.com ‘dan alınmıştır)
Filmin günümüz dünyasında genel bir önyargı olan müslüman eşittir terörist kalıbın yıktığını düşünüyorum, filmden çıkan bir amerikalı iyi !!! müslümanlarda varmış diyebilir. Daha doğrusu islamiyetin Kur’an’da ve Hadislerde terörizme ne kadar karşı olduğunu anlayacaktır. (Ya da şöyle söyleyebilirim film en azından islamiyetin terörizme ne kadar karşı olduğunu anlatmaya çalışmış fakat bu aptal amerikalılar anlamayabilir) Cümlemde özellikle Kur’an ve Hadis dedim. Çünkü filmde çok yerinde Ayet ve Hadislere yer verilmiş. Yazının devamını oku »

Şimdi ya da Asla

In Sinema on Şubat 9, 2009 at 2:33 pm

Geçen gün arkadaşlarımızla güzel bir muhabbetten sonra haydi bir film izleyip geceyi sonlandıralım dedik. Saat gece yarısını geçmek üzere olduğundan dolayı bari izleyeceğimiz film güzel olsunda uykusuz kaldığımıza değsin dedik. Bir kaç film tavsiyesi geldi arkadaşlardan fakat elimizde olmadığından dolayı izleyemedik. Bir arkadaşımız da kendisi seyretmek için “The Bucket List” (Şimdi ya da Asla) filmini yanına almış haydi bunu seyredelim dedik. Film hakkındaki yorumlar da olumluydu ve seyredilebileceği kanaatinde birleştik. Film ilk 20 dakikasında iki arkadaşımızı uyuttu zaten,arada uyanıp “film nasıl güzel mi?” diye soruyorlardı, bizde “daha bir şey olmadı ama eminizki güzel bir final ile bitecek umuduyla seyrediyoruz” diyorduk. Yazının devamını oku »

Mustafa ve akıllı Can Dündar

In Sinema, Yaşam on Kasım 7, 2008 at 8:17 am

Geçen gün son günlerin flaş filmlerinden Mustafa’yı seyrettim. Medyada ve insanlarımız arasında bir takım tepkilere neden oldu. Takip ettiğim kadarıyla Atatürk’ü son yıllarında ne yapacağını bilmeyen aciz bir adam ve din düşmanı gibi göstermesi konularında eleştiriler yoğunlaşıyor. Bu eleştirilere iki yönlü yaklaşılabilir. Dinini yaşamaya çalışan insanlar olur mu canım Atatürk de dindardı kendi emellerine ulaşmak için dini kullanmadı derken, dinle pek alakası olmayan insanlarda evet Atatürk kendi emellerine ulaşmak için dini kullandı ne var bunda diyebilir. Filmde Atatürk Milli Mücadelenin ilk yıllarında pek taraftar bulamayınca, Meclisin açılışını 20 Nisandan 23 Nisan Cumaya alıyor ve Meclisin açılışı dualarla Cuma namazından sonra yapılıyor. Atatürk böylece halkın gönlünü fethetmiş oluyor ve kendi hakkında çıkan dinsiz söylentilerine cevap veriyor.  Yazının devamını oku »

Taş (Mücevher) Tüccarı & İslam Düşmanlığı

In Sinema on Ekim 26, 2008 at 10:08 am

“The Stone Merchant”, yani “Taş ( “Mücevher”) Tüccarı”.  Harvey Keitel, 2005 yılının ilkbaharındaki 24’üncü İstanbul Uluslararası Altın Lale Film Festivali’ne geldiğinde, sinema medyasında, onun bu festivalde bir “onur ödülü” aldıktan hemen sonra Kapadokya’ya geçerek, orada çekilen bir Avrupa filminde “Müslüman bir derviş”i canlandıracağına dair iki-üç cümlelik kısa haberler çıkmıştı. Yönetmenliğini İtalyan sinemacı Renzo Martinelli’nin üstlendiği, başrollerinde ise Harvey Keitel’in yanısıra F. Murray Abraham, Jane March ve Jordi Mollà’nin yer aldığı, orijinal İtalyanca adı “Il Mercante di Pietre” olan “Taş Tüccarı”, hiç abartmıyorum, bütün bir sinemaseverlik hayatım boyunca izlediğim en ırkçı ve de “en İslâm düşmanı film” olarak hatıralar galerime kazındı.

Corrado Calabrò adlı -İslâm’a yönelik hastalıklı bakış açısından, “faşist” olduğu açıkça belli- bir İtalyan yazarın aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan “Taş Tüccarı”, öyle dolaylı cümlelerin ya da imajların ardına sığınarak falan değil, doğrudan ve bodoslama bir biçimde “İslâm demek, terörizm demektir” tezini savunuyor. Hem de ilk karesinden son karesine kadar, hiç bir geri adım atmaksızın, en küçük bir siyasal ya da ahlâkî dengeleme çabasına girişmeksizin, kahramanlarının diyalogları ve anlattığı öykünün genel çerçevesiyle 107 dakika boyunca inatla tekrarlıyor bu tezini… Yazının devamını oku »